T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
İstanbul 14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/633
Karar No: 2019/99
Karar Tarihi: 24.01.2019
Taraflar arasında görülen alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda,
ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun
yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı dava dilekçesinde özetle; Silivri V.D. ... sicili ile kayıtlı, Silivri İlçesi, ... Silivri/İstanbul
adresinde bulunan ve işlettiği "bebek-market" iş yerinin 28.01.2012 tarihinde çıkan yangında içerisinde
market ürünleri de dahil olmak üzere tüm ticari evraklarının ve evinde dahil olmak üzere tamamen
yanarak kül olduğunu, bu yangında işyerinde bulunan ahşap kasa içerisindeki, davalı...T.A.Ş.
Mimarsinan Şubesi'nin 13574 no'lu hesabından verilme ... seri numaralarını taşıyan 21 adet boş çek
yaprağının da yanarak zayi olduğunu, Bankayla normal ticari ilişkisinin devam ettiğini, Silivri'de
ticaret yaptığı için bu arada Mimarsinan Şubesi'ndeki hesabını Silivri Şubesi'ne aktardığını, ancak 2015
yılının 4. ayından sonra, geçmişte alınmış ve bankaya teslim edilmemiş 21 adet boş çek karnesi
gözüktüğü için, tarafına çek karnesi verilmeyince, davalı banka ile aralarında iş bu dava konusu
muarazanın meydana geldiğini, her ne kadar banka şubesine defalarca sözlü olarak müracaat etmiş ve
ilgili yangın evraklarını kendilerine ibraz edilmiş ise de Banka tarafından kendisine çek karnesi
verilmediği gibi tarafına ait 27.090,00 TL tutarlı hesabına bloke konulduğunu, banka ile sözlü
görüşmeleri sırasında çek yapraklarıyla ilgili olarak zayiinden dolayı iptal davası açması konusunda
yönlendirilince, geçmişte Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/119 E. Sayılı davasını
açtığını ancak çeklerin iptali talebinin çek yapraklarının boş olması sebebiyle reddedildiğini, bu
durumu Silivri ... Noterliği'nin 30.06.2016 tarih ve... yev. no'lu ihtarnamesi ile davalı bankanın hem
Silivri Şubesi'ne hem de Genel Müdürlüğüne ihtar ederek, tarafına ait paranın ödenmesini istediğini,
ancak mahkemeden alınmış çek iptali kararı olmaksızın talebinin kabul edilmeyeceğini bildirmeleri
sonucu iş bu davayı açtığını belirterek, davacının hesabında davalı tarafça bloke edilen 27.090,00
TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili
savunmasında özetle; 5941 sayılı çek yasası uyarınca, bankaların kendisine ibraz edilen çekin
karşılıksız çıkması üzerine, çek bedelini aşmamak koşuluyla her çek yaprağı karşılığı 2016 yılı için
1.290,00-TL bedel ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, bu hususta müvekkili banka ile davacı arasında
imzalanan sözleşme gereği davacıya çek karnesi verilmiş olup 21 adet çek yaprağı için 27.090,00TL
banka sorumluluğunun bulunduğunu, her ne kadar davacı taraf çeklerin işyerinde çıkan yangında zayi
olduğunu iddia etse de bu hususta mahkeme kararı ibraz etmediğini ve müvekkili bankanın yasal
sorumluluğu bulunduğundan, imzalanan sözleşme gereği nakit blokaj hakkı bulunduğunu, bankanın
blokajı yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini, beş yıl içinde ibraz
edilmeyen çek bedelleri için müvekkili bankanın sorumluluğu sona ereceğini, çeklerin zayi olduğuna
ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği sürece, beş yıllık sürenin bitiminden sonra ancak nakit
blokajın kalkacağını, henüz beş yıllık süre geçmemiş olması nedeniyle müvekkili bankanın
sorumluluğunca çek yaprakları karşılığı blokaj hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar
verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesinin kararında; '' ....her çek yaprağı karşılığı 2016 yılı için 1.290,00-TL bedel
ödeme yükümlülüğü vardır. Bu hususta müvekkil banka İle davacı arasında imzalanan sözleşme gereği
davacıya çek karnesi verilmiş olup 21 adet çek yaprağı için 27.090,00-TL davacı hesabına bloke
konulmuştur. Bankalar müşterilerine çek karnesi verdikleri zaman belirli tutarlar yükümlülük altına
girerler. Çek karnesi alan Banka müşterisi yazdığı tutar da çekini ödememesi durumunda çek tahsili
İçin gelen kişiye talep etmesi durumunda Bankaların ödemekle yükümlü olduğu tutan ödemek
zorundadır. 25 Ocak 2016 tarihinden itibaren bankaların süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için
karşılığının bulunmaması halinde ödemekle yükümlü oldukları tutar 1.200 TL'den 1.290 TL'ye
artırılmıştır. 5941 sayılı Çek Yasası’nın 3.2) Madde fıkrası; bankanın ödeme sorumluluğunun gayri
nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle 21 adet çek yaprağı için 1290
x21 = 27.090,00,- TL’nın (Yürürlük T: 20,01.2010) Çek yapraklarının Davacı tarafından ibrazı veya
bu yaprakların iptaline ilişkin Mahkeme kararı ibraz etmesine kadar bloke edilmesinde aykırılık
bulunmadığı, açıklanmış ise de davalı bankanın yasal sorumluluğunun sona erebilmesi için çekin
üzerinde yazılı baskı tarihinin üzerinden 5 yıl geçmesi gerektiğinden davacının davalı bankadan çekleri
28/02/2011 tarihinde almış olduğu dolayısıyla çeklerin basım tarihinin 2011 yılı olduğu, dava tarihi
itibariyle 5 yıllık sürenin dolmuş olduğu, davacının davalı bankadan almış olduğu çeklere ilişkin davalı
bankanın yasal sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davalı aleyhine açmış olduğu
alacak davasının kabulüne'' karar vermiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;
Müvekkili banka tarafından çek yaprağı karşılığı teminat amacıyla yapılan blokaj işleminin yasa ve
sözleşme hükümlerine uygun olduğunu,
5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca, bankaların kendisine ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması üzerine,
çek bedelini aşmamak koşuluyla her çek yaprağı karşılığı 2016 yılı için 1.290,00-TL bedel ödeme
yükümlülüğü olduğunu, bu hususta müvekkili banka ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereği
davacıya çek karnesi verilmiş olup 21 adet çek yaprağı için 27.090,00-TL sorumluluğu bulunduğunu,
her ne kadar davacı çeklerin işyerinde çıkan yangında zayi olduğunu iddia etse de bu hususta mahkeme
kararı ibraz edemediğini ve müvekkil bankanın yasal sorumluluğu bulunduğundan, imzalanan
sözleşme gereği nakit blokaj hakkı bulunduğunu, bankanın blokajı yasa ve sözleşme hükümlerine
uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini,31/01/2012 tarihli yasa değişikliği ile bankaların her bir
çek yaprağı için belirli bir tutar ödeme yükümlülüğünün süre ile sınırlandırıldığını, yasa değişikliğinin
yürürlüğünden itibaren yayımlanacak TCMB tebliğine göre basılacak olan, yani üzerinde baskı tarihi
yer alacak olan çekler için bu sürenin 5 yıl olarak belirlendiğini, ancak üzerinde baskı tarihi içermeyen
eski çeklere ilişkin Banka sorumluluğunun ise 30/06/2018 tarihinde sona ereceğinin düzenlendiğini,
31/01/2012 tarihli yasa değişikliği ile her bir çek yaprağında yer alması gereken unsurlar arasına
“Çekin Basıldığı Tarih”in de eklendiğini, 31/01/2012 tarihli yasa değişikliği, üzerinde baskı tarihi
içermeyen eski çeklere ilişkin banka sorumluluğunun ise 30/06/2018 tarihinde sona ereceğinin
düzenlendiğini, Çekler üzerinde basım tarihinin bulunmaması sebebiyle, davaya konu çekler için
müvekkili bankanın yasal sorumluluğu 5941 sayılı Çek Kanunun Geçici 3. maddesi uyarınca
30/06/2018 tarihine kadar devam edeceğinden davanın reddi gerektiğini, Ayrıca davacı kendisini
vekille temsil etmemesine rağmen vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı iş bu davada asil
sıfatı ile hareket etmiş olup kendi kendinin vekili olmayacağına göre vekalet ücretine hak
kazanmadığının aşikar olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul
ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini
istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacını davalı banka nezdindeki hesabına konulan blokajın
kaldırılması ve hesaptaki paranın kendisini ödenmesi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının aldığı 21 adet çeki iade etmediğini, bankanın bu çek yapraklarıyla ilgili yasal
sorumluluğu bulunduğunu, sözleşme hükmü uyarınca hesaba bloke koyduklarını savunarak davanın
reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının sorumluluğunun sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar
verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna
başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru sebepleri ve
kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3 üncü maddesinin 3 üncü
fıkrasında muhatap bankaların süresinde ibraz edilen ve karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan
her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü oldukları tutar düzenlenmiş olup, bu ödeme
yükümlülüğünün hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan
dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmünde olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple,
bankaların müşterilerine verdikleri her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü oldukları tutarı
muhasebeleştirmeleri ve bu tutarları her yıl TCMB tarafından yayımlanan Tebliğlerdeki tutarlara göre
güncellemeleri gerekmektedir.5941 sayılı Çek Kanunu’nda 6273 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle
çek defterlerinin herbir yaprağı üzerine çekin basıldığı tarihin yazılması zorunlu kılınmış; çekin,
üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, bankanın karşılıksız
çeklerle ilgili ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ermesi öngörülmüştür.
Üzerinde çekin basıldığı tarih olan çek yapraklarına ilişkin esaslar ise TCMB tarafından 03.03.2012
tarih ve 28222 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çek Defterlerinin Baskı Şekline, Bankaların
Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktar İle Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı
Kararlarının Bildirilmesine ve Duyurulmasına İlişkin Tebliğ (Sayı: 2010/2)’de Değişiklik Yapılmasına
Dair Tebliğ (2012/2)” ile belirlenmiş ve bankalar bu Tebliğ’de belirlenen esaslar dahilinde çek
defterleri üzerinde baskı tarihine yer vermeye başlamışlardır. Üzerinde basıldığı tarih yer almayan
çeklerle ilgili olarak muhatap bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu
ise Çek Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi uyarınca bu çeklerin 30.06.2018 tarihine kadar muhatap
bankaya ibraz edilmemesi halinde sona erecektir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece
mahkemesince, dava konusu çekler üzerinde basım tarihinin bulunmadığı olgusu hiç
değerlendirilmeden karar verilmiştir. Diğer taraftan, bankanın bloke hakkı, sözleşmeden doğar. Bu
nedenle sözleşmede böyle bir hükmün bulunduğunun tespiti gerekir. Somut olayda davalı savunmasını
ve bloke etme hakkını taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesine dayandırmıştır. Davalının bloke
hakkının olup olmadığı ancak sözleşme hükümlerinin incelenmesi neticesi anlaşılabilecektir. Davalı
savunmasında, kredi sözleşmesine dayanmış olmasına rağmen böyle bir sözleşme dosyaya sunulmadığı
gibi HMK'nın 140/5.maddesi uyarınca, ön inceleme duruşmasının sonunda, tahkikata geçmeden önce,
davalıya bu belgeyi sunmak için süre kesin verilmeden tahkikatın yapılıp sonuca gidilmesi usule aykırı
olmuştur. Neticeten ilk derece mahkemesi, hukuki olguyu denetlenebilir bir şekilde ortaya koymadığı
gibi davanın esasına etkili delilleri toplamadan ve değerlendirmeden karar vermiştir.
Açıklanan bu sebeplerle, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, HMK'nın 353/1.a.6. Maddesi
uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, işin esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, İlk Derece
Mahkemesinin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf harcının talep halinde ilk derece
mahkemesince iadesine,
4-Yapılan kanun yolu masraflarının, ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde
değerlendirilmesine,
5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara çıkarılacak davetiyelerle tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 24/01/2019 tarihinde,
oybirliği ile ve kesin olarak karar verildi.