HUKUKİ MAKALELER

02.06.2021 Çarşamba
AV. ENES TEPER
HÜKMÜN TASHİHİ, TAVZİHİ VE TAMAMLANMASI
Hükümdeki bazı eksiklikler ve hatalar HMK'nun 304. vd. maddeleri kapsamında kanun yolu işletilmeksizin hükmü veren mahkeme tarafından giderilebilecektir.


HÜKMÜN TASHİHİ (HMK 304. MD.);

Hükümden önce yapılan maddi hataların düzeltilmesi HMK’nın 183. maddesinde, hükümdeki maddi hataların düzeltmesi ise HMK’nın 304. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu bu 304. maddeye göre; taraflardan biri, kararı veren Mahkemeye vereceği bir dilekçe ile hükümdeki maddi hatanın düzeltilmesini talep edilebileceği gibi kararı veren Mahkeme de resen hükmün tashihine karar verebilir.

Nitekim, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/6374 Esas, 2015/5794 Karar sayılımı ilamında şikâyet tarihinin, gerekçeli karar başlığında yazılmış olmasını, HMK'nın 304. maddesi uyarınca maddi hata olarak kabul ederek, iş bu hatanın tarafların başvurusu üzerine veya re'sen mahkeme tarafından düzeltilebileceğini kabul etmiştir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kanun koyucunun hükmün tashihi yolunu sadece hükümdeki yazı ve hesap hatası gibi maddi hataların giderilmesi için düzenlediğidir. Yani mahkemenin ilgili kanun maddesi ile kendisine tanınan iş bu yetkiye dayanarak hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Örneğin; Mahkeme HMK madde 304’ e dayanarak hükümde reddettiği talep hakkında yeniden karar veremez veya eksik bıraktığı iddia hakkında ek karar veremez.

Yapılan incelemeler sonucunda mahkeme resen veyahut talep üzerine hükmün tashihine karar verirse düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.

Mahkeme tarafından gerekçeli karar tanzim edildikten sonra taraflardan birinin hükmün tashihi talebinde bulunmasının istinafa başvurma süresinin durdurup durdurmayacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanımızca tavzihteki durum buraya da uygulanabilir.

HÜKMÜN TAVZİHİ (HMK 305.MD.);

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesinde ise yeterince açık olmayan veya icrasının nasıl olacağı konusunda tereddüt edilen yahut fıkraları birbirine aykırı (çelişkili) olan hükümlerin tavzih edilebileceği düzenlenmiştir.

Bu kapsamda, tavzih, kural olarak yalnız hüküm sonucu hakkında olur ancak, hüküm sonucunda taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez. Hükmün gerekçesinin açıklanması için de tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak, hüküm sonucu ile gerekçe arasında bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir.

Gerçekten de, Yargıtay, 6. Hukuk Dairesi, 2015/4192 Esas, 2015/4762 Karar sayılı, 11.05.2015 tarihli ilamında “6100 sayılı HMK'nın 304 ve müteakip maddelerinde hükümlerin tavzihinin hangi hallerde mümkün olduğu ve tavzihinin ne şekilde yapılacağı açıkça gösterilmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor veya birbirine aykırı fıkralar içeriyor ise tavzih istenebilir. Ancak, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hâkim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çektiğinden, hüküm temyiz edilip, bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacağından hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Yasadaki bu açık düzenlemeye göre hükümde yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç hakkında karar verilmediği halde tavzih yolu ile bunun düzeltilmesi mümkün olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.” şeklinde karar vererek hangi durumlarda hükmün tavzihe karar verilebileceğini, hangi durumlarda ise hükmün tavzihine karar verilemeyeceğini çok net bir şekilde belirtmiştir.

Yalnız ilk derece mahkemesi kararlarına için değil, üst mahkeme kararları hakkında da tavzih yoluna başvurulabilir. (Kanımızca bu durum hükmün tashihinde de geçerlidir.)

Tavzih yoluna başvurmak için hükmün kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur. Kesinleşmemiş olan kararlar hakkında da tavzih istenebilir. Fakat, tavzih talebinde bulunmakla kanun yolu süresinin işlemesi durmaz.

Hükmün tavzihi usulü HMK’nın 306. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre verilen hükmün tavzihi ilgili kararı veren mahkemeden istenir. Hükmün tavzihini istemek bir süreye tabi değildir. Taraflarca hükmün icrası tamamlanana kadar tavzih istenebilir. Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle istenebilir. Dilekçenin bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf, cevap süresi içinde tarafların sayısı kadar nüsha dilekçe ile tavzih talebine cevap verebilir.

Mahkeme kural olarak tavzih talebini dosya üzerinden inceler ve karara bağlar. Fakat, lüzum görürse tarafın dinlenilmesine karar verebilir. Mahkeme yapılan inceleme sonucunda hükmü tavzih edilmesine karar verirse, tavzih kararı mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.

Dikkat edilmesi gereken nokta mahkeme yalnız tavzih edebilir, yoksa tavzih bahanesi ile hükmü değiştiremez.

Tavzih talebi doğrultusunda mahkeme tarafından verilen karara karşı kanun yolu açıktır. Burada yalnız tavzih hükmüne ilişkin inceleme yapılır, kararın esasına girilmez.

HÜKMÜN TAMAMLANMASI (HMK 305/A MD.);

Kanun koyucu tarafından 22.07.2020 tarihinde yapılan kanun değişikliği ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen 305/A maddesine göre taraflardan her biri nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir.

Hükmün tamamlanması, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle istenebilir. Dilekçenin bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf, cevap süresi içinde tarafların sayısı kadar nüsha dilekçe ile hükmün tamamlanması talebine cevap verebilir.

Mahkeme kural olarak hükmün tamamlanması talebini dosya üzerinden inceler ve karara bağlar. Fakat, lüzum görürse tarafın dinlenilmesine karar verebilir. Mahkeme yapılan inceleme sonucunda hükmün tamamlanmasına karar verirse, tamamlanma kararı mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.

Talep doğrultusunda mahkeme tarafından verilen karara karşı kanun yolu açıktır. Burada yalnız hükmün tamamlanması talebine ilişkin inceleme yapılır, kararın esasına girilmez.

Kaynakça;

- Prof. Dr. Ramazan ARSLAN, Prof. Dr. Ejder YILMAZ, Prof. Dr. Sema TAŞPINAR AYVAZ, Medeni Usul Hukuku Kitabı, Ankara 2016.

Makalenin tüm hakları yazarı Av. Enes TEPER'e aittir ve makale, yazarı tarafından (http://www.sertkayahukuk.com) internet sitesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.