YARGI İÇTİHATLARI

11.05.2023 Perşembe
KİRA SÖZLEŞMESİNİN TAPUYA ŞERH EDİLMESİ
Kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmesine ilişkin taraflar arasında yapılan önceki anlaşma, yeni malike karşı da ileri sürülebilir.

T.C.

YARGITAY

3. Hukuk Dairesi

Esas No: 2017/5629

Karar No: 2019/4779

Karar Tarihi: 21.05.2019

Dava: Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin tapuya şerhi davasının mahkemece yapılan yargılaması

sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından

temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki

kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Karar: Davacı, ... 19 parselde kayıtlı olan ...4 apart nolu villa vasıflı taşınmaz üzerinde 04.10.1999

başlangıç tarihli ve 99 yıl süreli kira sözleşmesi ile önceki malik kiraya veren Kiriş Otelcilik A.Ş. ile

kiracı davacı dışı ... arasında kira sözleşmesi yapıldığını ve kira sözleşmesinin tapuya şerh verileceğine

ilişkin kayıt nedeniyle tapu kaydına ... lehine kira şerhinin işlendiğini, ... vefatı sebebiyle ... adına

tapuya şerh edilmiş kira sözleşmelerini devralmış olan davacı lehine kira sözleşmesinin mahkeme

kararı uyarınca tapuya şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

TMK’nin 1009. maddesinde arsa payı karşılığı inşaat, taşınmaz satış vaadi, kira, alım, önalım, gerialım

sözleşmelerinden doğan haklar ile şerh edilebileceği kanunlarda açıkça öngörülen diğer hakların tapu

kütüğüne şerh edilebileceği hükme bağlanmıştır.

Bu olanaktan yararlanarak tapu siciline şerh edilen kişisel hak, ayni hak niteliğini almamakla beraber,

aynilik güç ve etkisi kazanmaktadır. Bu durumda dahi kişisel hak, yine herkese karşı ileri

sürülememekte ancak konusu olan taşınmazla ilgili kişilere karşı ileri sürülebilme olanağına

kavuşmaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesinden doğan hak, esasında kişisel bir hak olmakla beraber

ilgili olduğu taşınmazın tapu siciline şerh edildikten sonra ayni hak tesiri de yapabilecek bir kişisel hak

türü olarak kabul etmek gerekecektir.

Kiracıya kişisel bir hak sağlayan kira sözleşmelerinin TMK’nin 1009. ve Tapu Kanunun 26. maddeleri

uyarınca tapu kütüğüne şerh edildiği tarihten sonra taşınmazda ayni hak kazanan kişilere karşı ileri

sürülebilme olanağı kazanmaktadır. Çünkü kişisel hakkın tapuya işlenilmesiyle sonradan hak kazanan

üçüncü kişiler bu konuda uyarılmış olur.

6098 sayılı TBK'nun 310. maddesinde "Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir

sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur" düzenlemesi mevcuttur.

Kiracılığın devri TBK'nun 323. maddesi uyarınca; kiraya veren, kiracı ve kiralananı devralan üçüncü

kişi arasında yapılan bir sözleşmedir. Bu devir sözleşmesi birlikte yapılabileceği gibi kiracı ile 3.

kişinin anlaşmalarına kiraya verenin muvafakat vermesi ile de gerçekleşebilir. Kiracılığın devrinde ilk

kiracı devreden çıkar ilk kiracının tüm hak ve yükümlülükleri devralan kiracıya geçer, devralan kiracı

kiraya verene karşı sorumlu olur. Yine aynı kanunun 366. maddesinde de benzer düzenlemeye yer

verilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 1009. maddesinde, kira sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh edilebileceği

hususu düzenlenmiştir. Ayrıca, Türk Borçlar Kanununun 312. maddesinde, taşınmaz kiralarında,

sözleşmeyle kiracının kiracılık hakkının tapu siciline şerhinin karlaştırılabileceği hükmüne yer

verilmiştir. Taşınmaz kira sözleşmesinin tapu siciline şerh verilmesi hususunda iki taraf sözleşme

yapabilir. Bu sözleşme kira sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olup, kira sözleşmesi içinde veya

ondan ayrı olarak düzenlenebilir. Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunundaki bu düzenlemeler

gereğince kira sözleşmesinin şerh anlaşması olduğu sürece tapuya şerhi olanaklıdır.

Somut olayda, davaya dayanak yapılan 11.09.2001 başlangıç tarihli ve 99 yıl süreli kira sözleşmesi ile

önceki malik kiraya veren Kiriş Otelcilik A.Ş. ile kiracı dava dışı ... arasında kira sözleşmesi yapıldığı,

14.08.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ...'ün bahsi geçen 11.09.2001 başlangıç tarihli kira

sözleşmesini davacıya devrettiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira

sözleşmesinin devri nedeniyle 11.09.2001 tarihli kira sözleşmesinin tüm şartları ve hükümleri ile

davacıya devredildiğinin kabulü gerekir. 11.09.2001 tarihli kira sözleşmesinin özel şartlar 2.

maddesinde; sözleşmenin tapu siciline şerh edileceği, 4. maddesinde; kira sözlemesinden kiracının

mirasçılarının da aynı şartlarla yararlanacağı, 5. maddesinde; kira sözleşmesinin kiracı tarafından 3.

Kişilere devredilebileceği düzenlenmiş olup, özgür irade ile taraflar arasında düzenlenmiş bu şartlar

tarafları bağlar.

Yukarıdaki açıklamalara göre; davalının TBK'nun 310. maddesi gereğince; dava konusu taşınmazı

satın almakla kira sözleşmesinin tarafı olduğu, davacının kira sözleşmesinin devri ile, TBK'nun 323.

maddesine göre de; ilk kiracının tüm hak ve yükümlülüklerinin devralan kiracıya geçeceği,

sözleşmede, sözleşmenin tapu kütüğüne şerh edilmesinin karşılaştırılmış olması karşısında, kira

sözleşmesinin tapu siciline şerhine yönelik isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde

davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına

BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı

HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu

kapalı olmak üzere olmak üzere, 21.05.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.